bounty

BOUNTY Uygulaması ile Para Kazanmak

tarihinde yayınlandıYorum yapınİncelemeler içinde yayınlandı

Tam da bizlere göre yapılmış bir program gezerek, eğlenerek para kazanmanın kolay bir yolu. Tabiki, bu yöntem tamamen yerli yapım olduğunu kanıtlıyor. Bu program sana çevrende görevler vererek para kazanabileceğin bir mobil uygulamadır. Bu görevleri yaparak 5-10 TL gibi paralar kazanabiliyorsun. Bu görevleri haritadan kendinde seçebilmenin yanı sıra, görevler çok vaktini almayacak; gizli müşteri, ürün deneme, menü fotoğrafı çekme gibi basit ve yapması oldukça eğlenceli görevlerdir. Görevlerden kazandığın miktar 30 TL olunca banka hesabına yatırılıyor.

Bir de uygulamanın asıl amacına bakalım. Sahada veri toplanması talebi olan firmalar ile akıllı telefon kullanıcıları bir araya getirmeye yarayan yaratıcı bir mobil uygulama. Burada hem firmalar daha ucuza veri topluyor hem uygulama sahibi para kazanıyor hem de akıllı telefon sahipleri eğlenerek para kazanıyorlar.

Uygulama Linki : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.twentify.bounty

3 Mayıs Dünya Elektrik-Elektronik Mühendisleri Günü

3 Mayıs Dünya Elektrik-Elektronik Mühendisleri Günü

tarihinde yayınlandıYorum yapınİncelemeler içinde yayınlandı

Her yıl Mayıs ayını 3 ünde kutlanan Dünya Elektrik-Elektronik Mühendisleri Günü, sosyal ve kültürel olarak meslektaşları birlik ve beraberlik içinde olması amacıyla kutlanan bir gündür.

Her mesleğin öneminin ve çalışanların hatırlandığı günler varken neden Elektrik-Elektronik Mühendisleri ‘ninde böyle bir günü olmasın. Öğretmenler gününde nasıl ki, öğretmenlerimi hatırlanıp hediyeler veriliyorsa, böyle bir günde Elektrik-Elektronik Mühendisleri de hatırlanıp, hediyeler verilmesin.

Tüm Elektrik-Elektronik Mühendislerinin, “3 Mayıs Dünya Elektrik-Elektronik Mühendisleri Günü kutlu olsun…

Bu günle alakalı, wikipedia ve facebook kanallarında günle ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz..

3mayiswiki

Elektrikçilerin Neden Daha Çok Kız Çoğu Olmaktadır?

tarihinde yayınlandı3 YorumMakaleler içinde yayınlandı

Bu konuyu yazmamdaki asıl amaç meslek hastalığına gerekli önemin verilmemesi ve araştırmaların yapılmamasıdır. Elektromanyetik alanın insan üzerinden etkilerinden yola çıkarak, elektrikçilerde rastlanan kız çocuğu olma oranının yüksek olmasının sebeplerine açıklık getirmek.

Dünyada doğan her 100 kız çocuğa 106 erkek çocuk tekabül ediyor. Bunun anlamı, erkekler %6 oranında daha fazla doğuyor. Ama elektrik sektörü çalışanlarına, özelliklede yüksek gerilim altında çalışanların %80 ‘e yakınının çocukları kız olmaktadır. Her meslekte bu tür araştırmalar vardır, ama teoriden öteye gidememiştir.

İyonize olmayan elektromanyetik radyasyonu insan sağlığı üzerindeki etkileri, son elli yılda manyetik alanın kullanım alanlarının da genişlemesiyle birlikte büyük araştırma konusu olmuştur. Manyetik alanın tabiyatı çok iyi bilinmekle beraber, insan vücudunun karmaşık yapısı bu etkilerin incelenmesini zorlaştırmaktadır. Bununla beraber, yapılan deneysel ve teorik çalışmaların sonucunda, manyetik aalanların insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda kayda değer bulgular elde edilmiştir. Yapılan araştırmalar, elektromanyetik radyasyonla değişik kanser türleri, insanın kalp atış düzeni, stres, uyku düzeni ve uyku halindeki metobolizmada olumsuz bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Yalnız bu araştırmaların biyolojik organizmalara zararlı veya yararlı olduklarına dair tutarlı bilimsel bulgular yoktur.

Kendi düşünceme göre, insan vücudunda nöronların olduğu ve elektriksel iletişim sağladıklarını ilkokul yıllarında öğrenmiştim. İnsandaki bu sinir hücrelerinin dışrdan gelen 34,000 voltluk bir elektriksel alana maruz kaldığında, insanda nasıl bir etki edeceğini, radyoyu aynı voltaj değeri alanına maruz kaldığında nasıl radyonun hışırdadığından anlayabiliriz. Demek oluyor ki, insan bu elektromanyetik alandan etkilenebilir ve hücresel boyutta zarara maruz kalabilir.

Yapılan bir çok araştırmaları incelediğimizde, mayalarla yapılan deneylerde üreme süresini etkilediği gözlemlenmiş. Fare deneylerinde ise fetal büyümeyi etkisi olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, kanda bulunan eritrosit proteinlerinin üzerinde de etkili olduğu tespit edilmiştir.

Şimdi duyacaklarınız ise sizi daha da şaşırtacak. İlk sperm yumurtaya ulaştıktan sonra yumurta çevresinde bir manyetik alan oluşuyor ve 5 milivoltluk bu manyetik alan içeri girmek isteyen diğer spermleri yaklaştırmıyor. Demek oluyor ki, sperminde elektromanyetik alana kalması imkansız değil. Ayrıca, spermler sıcaklıkla da olumsuz etkilendiği bilinmektedir. Elektromanyetik alanda, belli bir sıcaklık oluşturmaktadır, bu da spermin kalitesini etkileyebilir diye düşünüyorum.

Bu sebeplerden dolayıdır ki, Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde uzun süre çalışanların ciddi bir manyetik alana maruz kaldıklarından ve bu manyetik alanın çalışan kişiler üzerindeki x v ye kromozomlarında hızla değişime sebep olarak y kromozomlarının sayısını azalttığından (x-kız, y-erkek) çocuklarının kız olma olasılığını artırmış ve bu teorinin doğruluk oranını yükseltmiştir.

Dini boyutta da ele alırsak, Yüce Allah herşeyi sebepler dairesinde yaratır. Kız çocuğu olmaoranının elektrikçilerde fazla olmasının sebebi de maruz kaldıkları elektromanyetik alan olması kanısındayım. Kur’an-ı Kerimde de bununla ilgili bir çok Hadis-i Şerif bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de mealen, “Göklerin ve yerin egemenliği Allah’a aittir. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları bahşeder, dilediğine de erkek çocukları bahşeder. Yahut erkek ve kız çocuklarını birlikte verir. Dilediğini de çocuksuz bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilir, her şeye gücü yeter.” buyurulur. (Şura, 42/49-50)

 

Ayrıca, bu konu ile ilgili elektrik dağıtım sektöründe çalışan en az 200 kişi üzerinde bir anket çalışmam olacaktır. Sabırsızlıkla bu anketi sizinle paylaşmayı bekliyorum.

Sizlerde bu konu hakkında yorumlarınızı paylaşabilirsiniz.

Osmanlispor

Osmanlıspor

tarihinde yayınlandıYorum yapınİncelemeler içinde yayınlandı

Ligimize baktığımızda Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi şehir ismi olmayıp tüm kesime hitap eden takım sayısı çok azdır. Genellikle liglerimizde, ya bir ilin ismi ya da bir ilçenin ismini içeren takımlar bulunmaktadır. Bu takımlarda sadece o şehirli olanlara hitap ettiğinden taraftar sayılarını kısıtlamaktadır.

Osmanlıspor, bu konuda bu açığı kapatacak gibi gözükmektedir. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi klişeleşmiş takımlar son zamanlarda şike ve siyasi konular ile anıldığından insanların bu takımları tutmaları gönülden olmayıp, sırf bu takımı tutuyorum seviyesine gelmiştir.

Osmanlıspor ismi tarihi geçmişimizle bir çok vatandaşın ilgisini çekecektir. Hem logosu olsun hem de forması olsun bu ilgiyi dahada artırmaktadır. Ayrıca, maçlarda mehter marşı çalınmasıda insanın milli duygularını da kabartmaktadır.

Osmanlispor formasi
Osmanlispor Forması

Osmanlıspor formasının bulabileceğiniz adres:

İnönü Mahallesi 1617. Cadde 1710.Sokak No:1 / 06370 / Batıkent / Ankara

Telefon : 0 312 435 12 99 – 0 312 430 12 99

Güzelliğini Güller KıskanıR

tarihinde yayınlandıYorum yapınŞiirler içinde yayınlandı

Umut senin gözlerinde pırıltı,
Olur benim yüreğimde ışıltı,
Bu bakan gözler sende oldukça,
Güzelliğini güller kıskanır…

Umut senin yüzünde güldür,
Yüreğindeki sevginle yüzümü güldür,
Sende bu masum gülüşler oldukça,
Güzelliğini güller kıskanır…

Umut senin dilindeki sözdür,
Çıkan her kelime yüreğimin özüdür,
Dudağından dökülen cümlelerden,
Güzelliğini güller kıskanır…

Umut senin aldığın nefestir,
Kalbinin attığı yerdedir,
Bir nefes gülüşünde bile,
Güzelliğini güller kıskanır…

Umut senin yüreğindeki yaşamdır,
Her an hayatındaki anlamdır,
Bir hayat boyu sevildikçe,
Güzelliğini güller kıskanır…

Umut YILMAZ

Her şeyden Birşey Mi; Bir şeyden Herşey Mi?

tarihinde yayınlandıYorum yapınMakaleler içinde yayınlandı

Arkadaşlar ‘Fortune Türkiye’ Dergisi’nin Ocak 2010 sayısında yayınlanan “Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi?” adlı makalemi sizlerle paylaşmak istiyorum:

 

Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi?

Merhaba arkadaşlar, Bu makaleyi  elektrik-elektronik mühendisi adayı olarak gördüğüm bazı sıkıntıları dile getirmek için yazıyorum. Yazımda başlıkta olduğu gibi “Her şeyden bir şey mi, bir şeyden her şey mi” sözlerine açıklık getirmek istiyorum.

“Yarım yamalak bilen, hiç bilmeyenden daha zararlıdır” derler. Ama “Tam bilmediğin konulara karışma” sözüne uyduğumuz sürece, ilgilendiğimiz kadar bilmek, en azından kendimiz için faydalıdır.

 

Bir konuda uzman olmak önemlidir. Yetkilisinizdir ve yanlış bir şey yapma olasılığınız düşüktür. Ancak her uzman da genel kültüre sahip olmalıdır. Birazcık her şeyden bilmeli ama bir şeyi de tam bilmelidir ki bu da mesleği olmalıdır.

Toplumumuzda her şeyi bilen grubun üyesi çok fazla. Esnafa ülke nasıl yönetilir deseniz ahkam keser, futbolsever hakeme mesleğini öğretir, hastalar çoğu zaman doktorlardan fazla bilir. Başkasının uzmanlığına o kadar çok karışıyoruz ki kendi uzmanlık alanımız diye bir şey kalmıyor. Bu yüzden uzman ama diğer konularda da genel kültür seviyesinde bilgili olunmalıdır.

Örneğin kendi bölümümden vermek istiyorum. Elektrik-elektronik mühendisi olarak bize hem elektrik hem elektronik hem de haberleşme hakkındaki bilgiler verilmekte ama bunların hepsi sadece yüzeysel olarak verilmektedir. Böyle bir anlayış yerine;  elektrik mühendisi ayrı, elektronik mühendisi ayrı, haberleşme mühendisi ayrı olmalıdır. Böylece bir konu hakkında en detaylı bilgiler öğretilerek o konuda uzman bireyler yetiştirilebilir. Ama şimdi ki eğitimde bireyler bilgiler içinde boğulmaktadır çünkü hiçbir bilgiyi tam olarak öğrenememektedir.  Böylece hiç bir konu hakkında yeteri kadar söz sahibi olmayarak, bocalamaktadır. Herkes bir konu da uzaman olmalıdır.

Bu konu sadece bizim bölümle alakalı olmayıp, diğer bölümlerde de bunun bir çok örneği vardır. Mesela Endüstri mühendisliği, mekatronik mühendisliği gibi örnekler verebiliriz… Endüstri mühendisliği, işletme ve makinanın birleşimi, mekatronik, elektronik ve makinanın birleşimi olarak bireylerin önüne sunmaktadırlar. Bunların yerine ayrı ayrı uzman yetiştirip daha etkili bir yol izlenebilir.

İş hayatından örnek verecek olursak, hiçbir mühendis ben elektronik mühendisiyim diye bir tabir bile kullanmıyor. Ben saha mühendisiyim, ben kontrol mühendisiyim gibi tabirler ortaya çıkmaktadır. İş hayatında lisans eğitiminde öğrendiğimiz bilgilerin %98 ini bile kullanmamaktayız, zaten çalışacağın şirket sana yapacağın iş hakkında aylık eğitimler vererek seni o pozisyona hazırlamaktadır..

İş hayatında bölümler hatta kontrol, saha gibi daha da branşlaşarak daha dar çerçevede tutulmalıdır. Böylece bir konu hakkında daha çok söz sahibi ve uzman kişiler yetiştirebiliriz…

Yılan ve kazın bir hikayesi vardı: Kaz az az uçuyor, biraz yüzüyor, biraz da yürüyor. Yılansa sadece sürünüyor. Sonra bir yarış yapıyorlar ve yılan kazanıyor.

 

 

Umut YILMAZ